Kaç gecedir yaktığım mum, bugün söndü.
İnceden bir cereyan, kapılar kapanmadan vuruyor, tak tak tak…
Rüzgâr sakindi, nasıl saçıldı verdiğin kara boncuklar?
En büyük illetin ellerinde bir oyuncak olmuşlar,
Ahlakın, dostluğun, sadakatin yerinde yeller esiyor şimdi.
Arkasını dönen gözlerin baktığı ateş,
Bakanı değil, hapsettiğini yakıyordu.
Her mevsimin bahar olduğu aylar geride kaldı,
Vakit kış, günler gecedir.
Üşüyorum derken yanan insanlar olmuşuz da,
Oyuncuların çarpıklığını çözemedik hâlâ.
Hangisi gerçek bu dünyada;
Alkışların gürültüsünden birbirimizi duyamadığımız sahne mi,
Bin bir türlü rollerin sorgulanmadan sahiplenildiği perde arkası mı?
Kim bilir, kaç kış daha atlatacağım da,
Acımasızların diyarında ağaçlar dik, çiçekler şen olacak.
Korkakça bekleyişlerin hep bir ucu kör umudu vardı;
Başka yolumuz daha yok muydu,
Enkaz olmaktan öteye yol alacağımız?
10.10.21.34
Can Güney Bülbül
Elinize sağlık