Yelkovan

Category: Şiirler 55 3

Buz mavisi duvarın hafif yeknesak saati;

Akrep yelkovanın ucunda sallanıyor.

Odanın içindeki ey dokunaklı rüzgârım!

Vur, vur geceler arasına sıkışmış suratıma,

Dağılsın bakışım yıldızlardan o muazzam utangaç aya.

Bu utku bana ebediyen yetecek,

Kayıp aşkın derin sularında demir atarak.

 

Zaman mı mağdur, ben mi zamandan, bilmem;

Hafif kemirgen kuzgunların merhameti sarıyor etrafımı.

Ve sonra ellerim, ellerimin inceliği, parlak kırmızı duruşu;

Tutunan mı tutulan mı, muğlak birtakım şiirsel dakikalar…

Ah, hangi saate, hangi güne, hangi yıllara ait olduğu belli olmayan dakikalar;

Hepsi aynı, batık bir aşkta kayıp bir âşık masalı…

Masallar da şarkılar gibi üflüyor ruha,

İşte, o yine o rüzgâr, o ve düşen yıllara…

 

Yapma tahlilini her bir tutarsız meşrebimin,

Çabam yok, umudum yok;

Şu anın akıntısı, daha kaç saatin dakikalarını alacak, bilmem;

Ne sancısını ruhumun ne de sonuncu düşümü.

Var, var bir bildiğim, dedim kendi kendime hep,

Kendimin kendimden bihaber oluşundan gayrı.

Bu gece, hafif pembemsi rüzgârım, buz mavisi duvarlar,

Avuçlarımda tek öptüğüm dua;

Düşüşünü en büyük hasret bildiğim o yelkovanda asılı,

Asılmışım.

26350cookie-checkYelkovan

Related Articles

3 thoughts on “Yelkovan

  1. Konuşan Görüntüler

    Dün yağmur yağacaktı, gün döndü, yarın yağdı, bugün dindi. Ağlayacaktı. Kim anlayacaktı. 🙂
    Özdemir Asaf

    Reply

Add Comment