Her gün bana bak, gök ve ben, Sokak lambaları altında ilerle, Köşeleri hızla dön ve bağır, Duvarlara kanla kaderini yaz. Sonra bir şeyler kır ve dök, Sonra da birleştir, kanla…
Gri duvarlar içindeydim bir ara, soğuk, gri duvarlar… Renk diyemeyeceğimiz türden bir karaltı, leke, is gibi… İçinde değişik rollerim, rollerimiz oldu; Hiçbiri bize ait olmayan; Oynadık geçtik yerimize alkış beklemeden…
Bir dünya düşle, ayakları eziliyor ağırlığında, Burnunu sokmuş olduğu her olay asitli bir bulamaç sanki. Tadın kaçıyor, eskisi gibi değilsin, eskilerden de beter. Olmak istediğin şey uzaklaşıyor koşa koşa senden,…