Ah o hülya! Çağırmıyorum elbette, belki de çağırmalıyım; Nerede olduğumu bilmediğim bir yerdeyim. Bilmem kaçıncı kat, uzun da bir yolculuktu; Saatler sürmüştü, belki aylar gibi, oysa tek bir gecenin tek…
Pabuçların düğünü var, demediler; Attılar sahneye apar topar çelimsiz kalmışı, Gülmek, kahkahalar içinde yok olmak için. Ben, sen, onlar olmadı, aynılık, tanıdık her şey; Birbirini tanımak kadar değerlisi yoktu orada.…