Sır

Category: Eserler, Şiirler 51 0

Göz kapaklarının üzerine yuva yapmış bir sır bağışlıyorum rüyalarına,

Kamaşan kirpiklerin savurduğu damlalar temizlemiyor kararmış yüzleri.

Ömürlük omzun, o dev bakışlar yıkıldı;

İzmaritler ormanında senin kaybın, kara yıldızların altında,

Eli kolu bağlı, sağlı sollu sarılı bir tabutum.

Kan emicilerin mağarasının ağzında bekliyorum, saklıyı aydınlatmak,

Çatırdayan duvarları dinleyerek, giz çözülecek,

Düğümler gevşeyecek, akacak o kirli avuçların hapsi;

Kaçacak, koşacağım, ve uçacağım alabildiğine, alabildiğine yukarı.

Patladığında, dağıldığında saklı olan, sonbahar başladı ve kaldı,

Gönlümde, ruhumda ağaçlar hep sonbahar, yaşlı gök,

Toprak sararmış, üstüne düşen gözlerin hastalığı eritiyor,

Bir çift lafın devasını da, ak tutmuş bilgeliğin düsturunu da.

Cepleri deliktir sır yuvacılarının;

Ne hatırlamak ne de unutmak gerçektir;

Sadece korkunun bir şarkısı çalar zihinlerde;

Gece gündüz gözetlemenin ağırlığıdır oturan göz kapaklarına işte;

Adı sır, adı ağır, adı bir şeytan tuzağından damlayan kan,

Ya da bir dilek kuyusunda uyuyan paslı bir para,

Kirli avuçlardan akan, sese bürünemeyen lanet bir dua.

 

27610cookie-checkSır

Related Articles

Add Comment