Öncü Bir Dostluk Çağrısı

Category: Denemeler, Eserler 81 0

En çılgın vakit olan ikindiden, dört ayrı konunun merkezde toplandığı dört ayrı nüansıdır bu mektup. Mektubum, tüm ait olamayan eksilenlere gönderdiğim bir dostluk çağrısıdır. Gelin, kulak verin.

Vakit, ikindi. Hem verimli hem de lanetli bir vakit. Dindarların uyumaktan, çeşitli ibadetleri ifa etmekten kaçındığı ya da çeşitli dualarla semaya yöneldikleri, ara bir vakittir. Öyle ki, dünyanın ömrü ile bu vakit birdir, denir. Yine öyle bir vakit ki ikindi, gölgeler iki misline çıkar. Büyüklüğün, yüceliğin bir insanda görülen en şatafatlı zaferidir bu vakit; büyük görünmek, gölgede de olsa. Gölgesi yerdedir, üstüne basar geçerler. Gölgesini tek ezemeyecek kişi de kendisidir. Belki de en güzel metafordur kişinin kibrine karşılık gelen bu benzetim. Ve böyle bir vakitte insanın aklına türlü türlü fikirler, duygular esin eder. Sadece iyi değil, kötüleri de… Bu yüzdendir uyumak istemesi ve uyandığında başının ağrıması, mide bulantısı, gözünün kararması… Hem iyi olacağına dair inanç ve güç hem de kötü sonuçlara karşılık zayıflık hissi. İnsan kör ise sürekli kendini tekrar da eder, ettirir de.

Kibir. Sahip olamadıklarımızın peşinde koşuş ve yılmayış… Bazen, ara vakitlerde, temel ihtiyaçların kendini göstermediği anlarda, farazi ikindi vakitlerinde, kabullenmek zordur, bazılarınca da imkânsız. Hakir gören indirgemeci kişilerin izzetlilerden en büyük farkı, kendini görme dereceleridir. Hani deriz ya, kibirli sadece kendini görür, diye. İşin aslı tam olarak da öyle değildir. Kendini görse kusurlu olduğunu da görürdü. Diğerlerini görürler, iyi görürler de. Kendi hariç, diğerlerinin sahip olduğu tüm kusurları görür ve yeri gelir iyi birer öngörücüdür de, akıllıdır da. Bu, akıllı olmak için hakir görmeliyiz, demek değil; kendilerini yüceltmek adına var ettikleri mücadelede akıllı olmak zorunda olduklarındandır. Çok yorucudur ve mutsuzluk getirir. Tatminsizdir indirgemeci ve hiçbir hazzı da tam anlamıyla tadamaz. Anlamsız, birbirleriyle alakasız zarar vermeleri de bundandır. Kendilerinde açmayan tüm tebessümleri soldurmak tek amaç.

Özenti. Fakir olmaktır bir nevi. Tüm istenenlerden yoksun olmak… İndirgemeci -yani kibirli- insanlarla benzerdir. Özenticiler de kendileri hariç diğerlerini görürler. Farkı, kendilerinde sadece istenmeyen özellikler vardır; diğerlerinde ise istenen özellikler… Oysa insan -ya da canlı- ne sadece istenen ne de sadece istenmeyen özelliklerden oluşurdu. İyi-kötü, olumlu-olumsuz, sağlıklı-hastalıklı, akıllıca-aptalca her tür karakterlerden özellikler barındırırdı. Bilmiyordu maalesef. Gölgelerini ezebilenler özenticilerdir çünkü gölgelerini diğerlerinin ezmesine fırsat bırakmadan, kendi yok eder içinde. İz bırakmazlar tarihe; onlar sadece izcidir, iz bırakanların peşinden giderler. Çok iyi iz sürücüler… İzin kendisine uyum sağladığına bakmadan… Sadece birer takipçi. Zaman, ömür, doğa katilleridir. Anlamsız bir tüketim içindedirler. Vardırlar, yok gibi yaşarlar. Var oluşları, indirgemecilere fayda sağlar, anlık haz verir sadece. Özenticilerin çokluğu, indirgemecilerin gücüyle doğru orantılıdır. Ezikliğin çokluğu, zulmün katılığını, sertliğini besler. Sen, seni görmezsen seni gören de olmaz.

Ve dostluk. Adı kirletilen, tüm gevişlerin ana sakızı sanılan mabet. En güvenli dehlizdi, en sinsi mağaraya dönüştürüldü. Panzehri olmayan, ölümcül bir silah oldu. Duyguların tacizi, dostluk kurmakla, dost adlandırmasıyla başladı. Ebeveyn dost oldu; evladı, kukla saydı. Eş dost oldu; eşini köle yaptı. Arkadaş dost oldu; sırlarla kıskançlık namlusunu göstererek öldürdü, katil oldu. Komşu dost oldu; imdatlar lal edildi, aç bırakıldı, kokuşturuldu. Dost, gökkuşağına bulanmış bir örümcekti; görünmeyendi. Köşelere siner ve acıktığında hücum ederdi. Aldığın darbenin sahibinin dostun olduğunu ya çok sonra anlarsın ya da anlamadan göçersin. Dostluk bir mabetti ve kirlettiler.

28040cookie-checkÖncü Bir Dostluk Çağrısı

Related Articles

Add Comment