Etrafta koşuşturan çocukların çılgın sevinci,
Yetişkin kahkahalarının şartlı vızıltıları,
Bardak ve kaşıkların uyumsuz tınısı,
Ve soğuk, ve yemyeşil bir bahçe, koyulaşmış bulutlar…
Oradayım, hayır hayır, buradayım,
O koyulaşmış bulutların altında izliyorum…
Neyi, kimi, bilmeden, neden burada olduğumu belki de,
Sadece izlemek…
Kahkahaların gözleri çokça ışık dolu,
Işıklar ne anlatır?
Gerçek her zaman bu kadar koyu mu olmuştur?
Koyuluk bu kadar ağır mı peki?
Bana doğru tebessümlerin sayısı artıyor bir anda,
Görüyorum, görüyorum ama…
Gerçekten bana mı yoksa bende görmek istediklerine mi bakıyorlar?
Hangisi benim?
Çok tedirginim, soğuktan olmalı,
Hasta olmak her zaman korkutmuştur.
İnsan yatınca, dünya daha da bir aydınlanır,
İnsanlar, olaylar, ilişkiler, arzular…
Hepsi koşullu, borçlu hissediyorum yaşama,
Alıp verdiğim her nefes, beni daha da borçlu kılıyor.
Korkuyorum bitmemesinden, alıp vermelerden.
Sahne, masalar, bahçe, tuvalet, insan kaynıyor,
Yalnızlığı, sessizliği çalmışlar;
Ne kadar oldu onlar kaybolalı?
Ümidimi kesmeli miyim borçlu olmadıklarından yaşama?
Omzuma dokunan ellerin sıcaklığı ürkütüyor;
Sıcaklık, yalanların barındığı en güvenli yuva.
Eksik değiller, her şeyleri var, yalanlar çok zengin,
Eğleniyorlar, benle mi fakirliğimle mi?
Hepsi çok güzel, çok güzeller ve pek de yakışıklı,
Rengarenk kalitelerin sardığı bedenler genç duruyor,
Öyle görüyorum en azından ve sesler…
Nazikler, kabullenici ve davetkâr…
Kanmak istiyorum hepsine, herkese,
Uzanmak, tutmak ellerinden, güzel görünüyorlar.
Beraberler, bir bütün ve ben parça parça,
Her yerdeyim sanki, biraz da onlardan,
Gözlerinden bakıyorum, dinliyorum,
Hissetmek, hissetmek yok, hissedemiyorum;
Soğuk, evet, çok soğuk, sanırım ondan.
Yürümek istiyorum, görmemek, koyuluğu, gürültüyü,
Kahkahaları, neşeyi, ışıltılı gözleri, bütünü…
Biraz adım atıyor gibi oluyorum, durduruyorlar,
Onlar değil, hissedemediklerim, anlayamadıklarım.
Yabancıyım, evet, dillerini anlamıyorum;
Onlar ise tanıdık, birbirlerine ve, yabancı olan ben.
Korkakça gülüyorum kendime,
Sonra korkakça üzülüyorum, yine kendime.
Çözüm bu, kalıyorum, kalacağım;
Kahkahaların arasında kaybolacak, hissedemeyecek,
Koyulaşmış bulutların ağlamasını bekleyeceğim;
Dokunacak bana gökyüzü, elleriyle, soğuk soğuk,
Silinecek tüm borçlarım, bitecek alışveriş,
Bir çerçeve gibi duracağım kalabalık içinde,
Sonsuza değin…