Hiçlikteki Tanrının İştahı
Benim iştahım güneşleri söndürecek kadar eski, Ve ellerim, dokunduğu her mucizeyi boğacak kadar aç. Bir kadının teninde yürürken, sadece bir beden aramıyorum; O canın, o soluğun, o ışığın bana mülk…
Benim iştahım güneşleri söndürecek kadar eski, Ve ellerim, dokunduğu her mucizeyi boğacak kadar aç. Bir kadının teninde yürürken, sadece bir beden aramıyorum; O canın, o soluğun, o ışığın bana mülk…
Bir masal var, pırıltılar dans ediyor, izledin mi, Duydun mu şarkıyı, esir etti mi düşlerini? Aldın mı kokusunu okyanusun, tuzlu suyun, Korkunun, aczin, mavi balinanın aşkının? Keskin bir esinti sarar,…
Ellerimde senden kalan kırıntılarla kaldım öylece yine; Düştüm, istemeden takıldım toprağa, çamura, bedenime; Ben düştüm ve sen bıraktın, yanlışlıkla tuttun; Başka ellerin yanlışlıkla tutulması adlı tiyatrolar klişe artık. Ben kendimi…